PSİNEMA

Anla ve Özgürleş

Sinema ve Varoluşçuluk

Filmlerdeki felsefî konular nelerdir?

Sinema ve Varoluşçuluk

Mesajgönderen Eda Çaça » Sal Kas 25, 2008 9:42 pm

Sinema ve felsefeyi bir arada tutan, ortak kavramlar üzerinden bir dil yaratmalarına olanak veren şey her ikisinin de “insan”ı ve “insan yaşamı”nı ele almasıdır.
Ve fakat burada bitmez bu benzerlik aksine burada başlar;
Her ikisi de insanı parçalarına ayırmadan bir bütünlük içinde kavrar.
Tek tek insan deneyimlerinden kavramlar üretir ve oradan evrensel bir dil yaratır.
Bu evrensellik bilimin öne sürdüğü değişmez kurallar değildir. İnsan deneyiminden çıkıp yine ona ulaşmaktır her ikisinin amacı ki yeniden kurabilsin yaşamı. Sinema da felsefe de alışageldiğimiz, öylece yaşadığımız ve çok iyi bildiğimizi sandığımız şeylere yeni bir pencere açar.
Bu birlikteliği “insan” ve “insan yaşamı” üzerinden kurduğumuzda sinema tarihinde özellikle bazı yönetmenler (Ingmar Bergman, Angelopoulos, Alain Resnais, Godard, Tarkovsky, Bunuel, vb) ve felsefe tarihinde de varoluşçuluk öne çıkar.
Her ikisi de aynı çağda ortaya çıkmıştır ve konularını çağın insanının sıkıntılarına çevirmiştir. Kaynağına indiklerinde ise temel olarak “yabancılaşma” sorunuyla karşı karşıya gelirler.

Ingmar Bergman filmleri, insanın yaşamıyla girdiği mücadeleyi anlatır. Sorguladığı ölüm, tanrı, yalnızlık, özgürlük temaları, filmlerindeki karanlık hava ama hep insan yaşamına yeni bir pencere açısı onu varoluşçu felsefenin alanı içine dahil etmiştir.
Örnekse, “Persona”da ki Elizabeth Vogler karakteri alışageldiğimiz rollerin bizi nasıl sarıp sarmaladığını ve kendi seçimlerimizin ne kadar uzağına sürüklenmiş olduğumuzu gösterir.
“Yaban Çilekleri”nde yaşlı bir adamın ölümle karşılaşması vardır.

Yaşam ve ölüm teması yine Theo Angelopoulos’un “Sonsuzluk ve Bir Gün” filminde karşımıza çıkar. Ölümüne yaklaşmış bir adamın yaşayamadığı anlarıyla hesaplaşması vardır filmde.
Ne olursa olsun yaşamın hangi basamağında ya da ne halde olunursa olunsun bu gelenek hesaplaşmayı gerekli kılar.
Bu hesaplaşma “şuan ve burada”olmayı zahmetiyle “evet”lemektir…
Kullanıcı avatarı
Eda Çaça
 
Mesajlar: 83
Kayıt: Çrş Şub 21, 2007 10:05 pm
Konum: ODTÜ Felsefe

Mesajgönderen Mehmet Seyrekbasan » Cum Ara 26, 2008 6:35 pm

Bizim en önemli varoşçu yazarlarımızdan olan Yusuf Atılgan'nın Anayurt Oteli romanın Ömer Kavur tarafndan sinemaya aktarılmış hali de bu konu için çok başarılı bir örnektir bence.
Kullanıcı avatarı
Mehmet Seyrekbasan
 
Mesajlar: 49
Kayıt: Cum Ara 21, 2007 5:16 pm
Konum: AÜSBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi


Dön Sinema ve Felsefe

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron