PSİNEMA

Anla ve Özgürleş

Marxism ve sinema

Filmlerdeki felsefî konular nelerdir?

Marxism ve sinema

Mesajgönderen Gizem Akgülgil » Pzt Ara 22, 2008 9:37 pm

Marxism ile ilgilenenler varsa Charles Chaplin'in Modern Times filmini öneriyorum. Özellikle ilk yarım saatlik kısmı ideolojiyi tamamen anlatıyor. Son derece de eğlenceli bir film.
Kullanıcı avatarı
Gizem Akgülgil
Moderatör
 
Mesajlar: 102
Kayıt: Cmt Eyl 20, 2008 8:16 pm
Konum: ODTÜ Felsefe

Mesajgönderen Faruk Gençöz » Çrş Ara 24, 2008 4:58 pm

Gizem, Marksizm ve film ilişkisi hakkında biraz tüyo verebilir misin? Daha önceleri Sosyoloji Bölümünden bir öğrenci bu filmi incelemek istemişti ancak forumda devamını getirmedi. Konuyu burada açarsak (en azından bana) çok faydalı olur.
Kullanıcı avatarı
Faruk Gençöz
Psinema Projesi Yöneticisi
 
Mesajlar: 1733
Kayıt: Cum Oca 19, 2007 1:06 pm
Konum: ODTÜ Psikoloji Bölümü
Film türü tercihi: Dram

Mesajgönderen Gizem Akgülgil » Çrş Ara 24, 2008 7:00 pm

Film üstünden gidersek, bir kere film iki sinematik imajın karşılaştırılmasıyla başlıyor. İlkinde bir koyun sürüsü görüyoruz. Hızlı hızlı gidiyorlar, sonrasında "Subway"den çıkan işçi sürüsünü görüyoruz. Aynı koyunlar gibi hızlıca ilerliyorlar. Daha sonra bir fabrikayı görüyoruz ve kapitalist oturduğu yerde gazeteler okuyor ve bir yap bozla oynuyor. Marx'ın da burda belirttiği kapitalistin emek gücünün olmadığı eleştirisiyle çok uyumlu. 1984 romanını okumuş ya da filmini izlemiş olanlar hatırlar "Big Brother" vardır ve her yerde izlenirsiniz. Özel hayatınız yoktur. Bu nokta da Marx'ın bahsettiği kendi türüne ve kendine yabacılaşma bulabiliriz. Filmde kapitalist televizyonundan işçilerin çalışma durumlarına bakar ve talimatlar verir. En nihayetinde Caplin sahneye çıkar. Bant üzerinde ilerleyen bir demir parçası üzerindeki 2 vidayı sıkmaktır görevi. Zaten Marx'da genelde vida sıkma üzerinden örnek verir. Bant üzerinde 3 kişinin çalıştığını görüyoruz. Önce Chaplin vidaları sıkıyor, onun arkasındaki iki kiside sırasıyla sıkılan vidalar üzerine çekiçle vuruyorlar. İşçi olarak Chaplin'in emeği olsa da o alet üzerinde markette ya da dışarıda gördüğünde bu benim diyemeyior. Bu da insanın ürüne yabancılasması teziyle uyusuyor. Chaplin terini silemiyor, üzerine konan arıyı kovamıyor. Her defasında terini silmeye calıssa ya da arıyı kovalamak istese bant ilerlediği için geriye gidip sıkmaya calısıyor vidaları ama tabi bu sırada arkasındaki insanların isinide sıkıstırmıs oluyor. Burada da Marx'ın yine insanın kendine yabancılasması sorunsalı göze carpıyor. Bant durdugunda Chaplin eline hakim olamıyor. Vidalama islemeni vidalar olmasa dahi surduruyor. Hatta bir kadının etegindeki dugmeleri falan sıkmaya calısıyor. Bu da insanın makinelesmeye baslamasını gosteriyor.

Chaplin dinlenmek icin tuvalete gidip bir sigara yakıyor ama "big brother" kapitalist hemen koca ekranda beliriyor ve "hemen işinin basına don" diyor. Kapitalistin gozunu para o kadar cok buruyorki, fabrikaya iscilerin ogle tatili vermeden islerine devam etmesini saglayan bir alet geliyor. Bu alet sayesinde isciler vida sıkmaya devam ederken, bir makine tarafından yemegi agzına verilir. Ama tabi bu bir fiyaskoyla sonuclanır. Makine bozulur. Burad ada sur-plus value vurgulanır. İscilere 8 saat calısma ucreti verip onları 10 saat calıstırarak kapitalist kar payı elde eder.

Yanlıslıkla bantın ustune dusup makinenin içine girer Chaplin. Ne kaslarına ne beynine hukmedemeyen Chaplin sonunda isten atılır. Bir elestiride zamanın komunist hareketine gelir. Yolda dusen bayragı alıp arabnın arkasından kosturan Chaplinin pesine komunist eylemciler takılır ve polis elinde bayrak oldugu icin Chaplini komunizm ele bası sayıp hapse tıkar. Film bu noktadan sonra Marxist bakıs acısını biraz geri plana alıyor ve ask hikayesine donusmeye baslıyor. Ama mesela zenginlerin yasadıkları evi fakir iscilerin yapması ama o iscilerin curuk evlerd eoturuyor olmasını da bir sahnede goruyoruz filmde.

Marxist teoriyi aslında bir çok filmde de goruyoruz. Yasadıgımız zaman kapitalist ekonominin hakim oldugu zaman ve filmlerde hayallerini gerceklestirememis insanlar uzerine kurulu oldugundan baglantı kurulabilir. Ama modern Zamanlar filmi ozellikle ilk yarım saatiyle tum teoriyi acıklamayı basarmıs. Umarım yardımcı olabilmisimdir. :)
Kullanıcı avatarı
Gizem Akgülgil
Moderatör
 
Mesajlar: 102
Kayıt: Cmt Eyl 20, 2008 8:16 pm
Konum: ODTÜ Felsefe

Mesajgönderen Gizem Akgülgil » Cum Ara 26, 2008 12:28 am

Chaplin'in "City Lights" filmini simdi izleyip bitirdim. Bu filmde de yine Chaplin tolumun iki ucunu elestiriyor. Kendisi fakir bir kesimden geldigi icin bu ayrımı yapmayı basarıyor ve zenginlerede komik elestiriler getiriyor. Bu filmde yine fakir olan Chaplin kor bir kıza asık oluyor. Kor kız da fakir ve Chaplin'i zengin bir erkek olarak hayal ediyor. Burada fakirlerin zengin hayatı cekici gormesi ile ilgili ilk elestirisini getiriyor. Chaplin kıza asık oldugu icin zengin gibi davranıyor. Copculuk yapıyor kıza yiyecek birseyler alıyor. Diger bir yandan bir zenginle tanısıyor. Ama zengin sadece alkollu oldugu zamanlarda bir insan olabiliyor. Sarhosken Chaplin'i mutlu etmek icin varını yogunu ortaya koyuyor. Cok da egleniyorlar. Tam bir dost oluyorlar ama adam ne zaman ayılsa Chaplin'i hatırlamıyor. Burada Chaplin'in zenginlere getirdigi elestiri cok zekice kurgulanmıs. Rasyonalite zenginin tek amacını para yapıyor. Kapitalist olarak karakter hem kendi cinsine hem diger insanlara yabancılasmıs durumda. Ama paranın oneminin kalmadıgı sarhos zamanlarında yabancılasmada ortadan kalkıyor. Filmin sonunda kız icin para bulan Chaplin kızın ameliyat olmasını saglıyor ve kız gormeye baslıyor. Bir yanlıs anlasılma yuzunden de parayı caldıgı sanılıp hapis yatıyor. Son sahnede karsılasan Chaplin ve kız, Chaplin'in mutlulugu kızın ise hayal kırıklıgı ve acıma karısımı duygusuyla bitiyor film. İki filmde de dikkat ceken nokta gazinoda sosyete kısmının yaptıgı kalabalık danslar. Bu dans sırasında garson isini yapamaz hale geliyor. İki filmdede cok komik sahnelerle susluyor bu fikri Chaplin. Tek dertleri eglenmek olan zengin kısma koyun surusu muamalesi yapıyor. Tum sosyete bir anda dansa kalkıyor ve sahnede adım atılmayacak yer olmamasına ragmen dans etmeye calısıyor. City Lights, Modern Times filminden 4-5 sene once yapılmıs. Ancak 1930larda cekilen iki filmede hayran kaldım ve kahkahalarla izledim. Chaplin severler izlemislerdir belki bu filmleri. İzlemeyenlere de siddetle tavsiye ediyorum. :)
Kullanıcı avatarı
Gizem Akgülgil
Moderatör
 
Mesajlar: 102
Kayıt: Cmt Eyl 20, 2008 8:16 pm
Konum: ODTÜ Felsefe


Dön Sinema ve Felsefe

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron